Bilişim Teskeresi

Ama iş önce Bilişim Tüketicisi yaratmak, sonra da belki bu yolla üretmediğimiz teknolojieri tüketerek bilişim ülkesi oluruz yaklaşımına gelince mangalda kül bırakılmıyor.

Eski bir deyiş vardır. Karnını doyurmak istiyorsan YAP-SAT. Zengin olmak istiyorsan AL-SAT. Türkiye malum. Küçük Amerika. Turgut Özal'dan miras kaldı bu yakıştırma bize. Hemen köşeyi dönmek isteyenlerin bolca oluduğu bir memleket. İnsanlar hemen zengin olmak istedikleri için de tercihleri yukarıdaki giriş cümlesinde olduğu gibi birşey üretmek yerine hazır üretilmiş olanı satıvermek.

Otomotivde, tekstilde bir noktaya geldik sonunda. Elektronik ve beyaz eşya üretiminde de sağolsunlar Vestel, Beko ve Arçelik birşeyler üretip satmaya çalışıyorlar. Hakkıyla yapıyorar da. Denizli'de Er-Bakır gibi ürettiği bakır kablonun yüzde 75'ini dünyadaki çeşitli ileri teknoloji şirketlerine satan gurur kaynaklarımız da var.

Ama gel gelelim iş Bilgi Çağı'nda, Biişim Çağı'nda silikon tabanlı teknolojier geliştirmek, inovatif ürünler ortaya çıkarmak, bunları üretmek olunca arka sıralarda nal toplayan bir ülkeyiz. Bu yeni dünya düzeninde Bilgi Toplumu olmayı, biz bilgi toplumu araç gereçleri üreterek değil, daha önce üretilmiş olan Bilgi Toplumu araçlarını tüketerek muhasır medeniyetler seviyesini yakalayabileceğimize inanıyoruz.

Bir de işin siyasi boyutu, hükümetimizin başı sayın başbakanın yaklaşımı var tabii ki ortada.

Malumunuz Eylül ayının başında bir Bilişim fuarı geçirdik. Her zaman olduğu gibi yine ülkenin başbakanı bu önemli fuarın açılışı için davet edilmişti. Ama Başbakan fuarın açılışında ya da ilerleyen günlerinde Bilgi Toplumu olmak isteyen ülkenin vizyonunu anlatmak, hükümetin bu konuda canla başla çalıştığını göstermek üzere orada yoktu.

Şimdi diyeceksiniz. Lübnan'a Asker Yollama Tezkeresi vardı. Tabii ki gelmez. Amenna. Tabii ki gelmez, gelemez. Ancak bu davet kendisine fuardan iki ay önce yapılır da ortada henüz bir tezkere krizi yokken kendisi "Başbakanlık olarak biz şimdiye kadar bu fuara gerekli ilgili gösterdik. Artık bakanık seviyesinde ilgilenilsin" cevabı verince insan biraz düşünüyor tabii ki.

Kaç yıldır Almanya'daki CeBIT fuarını ziyaret ederim. Almanya Başbakanı (kim olursa olsun) sürekli fuarı ziyaret eder. Angela Merkel de ziyaret edecek. Bir önceki Başbakan Gerhard Schröder hatta koruma ordusunu bertaraf edip kendi başına dolaşırdı fuarı.

Başbakan ve siyasi iktidar geçtiğimiz senelerde Telsim'e müşteri bulmak sözkonusu olduğunda, Türk Telekom satışı arefesinde bu fuara oldukça ilgi göstermişti. Acaba siyasi iktidar da fuarlara katılımcı şirketler gibi sadece satacak birşeyleri olduğu zaman mı ilgi gösteriyor? diye düşünmekten alıkoyamıyor insan kendini. İnşallah böyle birşey yoktur.

Ama olay sadece bununla da sınırlı değil. Başbakanımız sürekli oarak Biişim Çağı'nın öneminden, Türkiye'nin bu alanda önemli bir oyuncu olması gereğinden bahsederken Kıta Avrupa'sının tek notebook üretim tesisi ülkemizde hizmete başlarken yoğun programından bir zaman ayırıp da bir hayırlı olsuna gidemiyor. Ben başbakan kadar yoğun olmadığım için gidip gördüm Vestel City içindeki notebook üretim tesisini. İddia ediyorum. Türkiye'de Vestel gibi 10 şirketimiz daha olsun Türkiye'nin bilişim ülkesi olması için gerekli başka birşeye ihtiyaç kalmaz. Bilişim STK'larının dillerine doladıkları teşviklere bile.

Ama iş önce Bilişim Tüketicisi yaratmak, sonra da belki bu yolla üretmediğimiz teknolojieri tüketerek bilişim ülkesi oluruz yaklaşımına gelince mangalda kül bırakılmıyor.

Bill Gates'in 2006 30 Ocak ziyaretinde sözünü ettiği ilk bilgisayarım kampanyası Eylül ayı sonunda duyurulacak ,Türk Telekom CEO'su Paul Doanay'in Bilişim fuarında sözünü ettiği üzere. İddia ediyorum yenilikçi Türk ürünlerinin, yazıımlarının sergilendiği fuar için, Türkiye'de bulunan Avrupa'nın tek Notebook üretim tesisinin açılışı için zaman bulamayan Başbakanımız bu "İlk Bilgisayarım" kampanyası tanıtım toplantısında birkaç bakanını da yanına alıp hazır bulunacaktır.

Ne de olsa biz bilişim ülkesi olmayı sadece bilişim tüketerek olmayı hedeflemiş bir ülkeyiz. Ama unutumaması gereken bir gerçek var.
Önünüzde giden ülkelerin ayak izine basarak ancak onların takipçisi olabilirsiniz. Hiçbir zaman onların önüne geçemezsiniz.

Ama ne diyeyim. Biz ülke olarak perhiz yaparken lahana turşusu yemeye alışmışız bir kere.

Teskere: Bir şeyi kaldırmaya yarayan dört kollu sedye
Tezkere: Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt:

Kemalettin Bulamacı

Bu makale BT Dünyası bilişim haberleri sitesinden alınmıştır.
Makalenin orjinaline ulaşmak için tıklayınız.


<< Tüm Makaleler