Cisco Expo 2006'nın Ardından
Cisco'nun müşterilerine çözüm ve ürünlerini tanıttığı Expo etkinliği, bu yıl gerçekten etkileyici idi. Gerek yapılan hazırlıklar gerek katılımcı sayısının çokluğu, önümüzdeki aylarda pazarın hareketleneceğinin göstergesi olarak kabul edilebilir.
Cisco Systems, ağ teknolojileri alanında birçok yeniliği ortaya atan, bir yerde standartları belirleyen bir şirket. Elbette bu konumunu sadece teknoloji geliştirme becerisi değil, aynı zamanda pazarlama yeteceği ile elde ediyor. Geçen yıl vermiş olduğu aradan sonra bu yıl tekrar düzenlediği Cisco Expo etkiliği, organizasyon kalitesi ile, Cisco'nun pazarlama yeteneğini yakından görebildiğimiz ilk etkinlik oldu.
Cisco Expo ülkemizde ilk defa yapılmıyor. Yıl içinde düzenlediği diğer seminerleri de düşünürsek Cisco, ürün ve çözümlerini anlatmak üzere birçok çalışma yapıyor. Ama bu yıl ki Expo'yu ben bir "ilk" olarak düşünüyorum. Böyle düşünmemin nedeni, şirketlerdeki teknik pozisyondaki yöneticilerin dışında üst düzey yöneticilerin algılaması yönelik mesajların güçlü ve son derece profesyonel şekilde verildiğini görmem.
Neydi bu yılki etkinliği öncekilerden ayıran? Basit şekilde işin şov kısmına verilmiş önem. Türkiye'de, Microsoft'un düzenlediği bir iki etkinliği saymazsak, bilişim etkinlikleri, genellikle gösterişsiz mekanlarda, ilgi çekici olmaktan uzak ve konunun içinde yer almayanlar tarafından "Çince" gibi algılanan bir dilde düzenlenir. Ama Cisco Expo 2006, yurtdışında örneklerini gördüğümüz etkinliklere benziyordu. Gerek konuşmacıların isimleri, gerek dekor ve diğer teknik ekipman ve sunumların içeriği, baştan sona son derece iyi düşünülmüştü.
Elbette "teknik adamlar" için bu şov o kadar etkileyici gelmemiş olabilir. Onlar için bu etkinlik daha çok uzun süredir görüşemedikleri meslektaşları ile sohbet ortamı anlamına geliyor olabilir. Hatta Expo'da "yeni" hiçbir şey görememiş olmanın hayal kırıklığını bile yaşayanlar olmuştur. Ama yatırım bütçelerine karar verenler için, anlaşılmaz bir dilde anlatılan "yeni buluşlar" yerine, yıllardır bilinen teknolojiler ile kurulmuş bir MOBESE projesini, Dev ekranlardaki görüntülerle İstanbul Valisi'nin ağzından dinlemek farklı bir deneyim olmuştur muhakkak. Ben, bu şov'un, "teknik adamların" yıllardır yazıp çizmelerine rağmen bir türlü alamadıkları bütçeleri almalarına yardımcı olacağına inanıyorum.
Zaten katma değer yaratmak, müşteriler için para ödemeye değer bir şeyler üretmek demek değil midir? Bu anlamda ürünü veya hizmeti geliştirmek kadar, onun para ödemeye değer olarak algılanmasını sağlamak da büyük bir beceri gerektirmektedir. Bu açıdan bu düzenlenen Cisco Expo'nun, ülkemizde ağ teknolojileri pazarının gelişmesinde ve işletmelerimizin daha modern teknolojilere kavuşmasında önemli bir rol üstelenmiş olduğunu düşünüyorum.
Cisco, teknoloji olarak rakiplerinin genellikle önünde olan ürünleri, büyük bir çoğunlukla rakiplerinden daha pahalıya satıyor olmasına rağmen, ülkemizde de en büyük pazar payını elde etmeyi başarıyor. Bu noktada Cisco artık kendisiyle yarışıyor; yani daha çok kazanmak için rakiplerinden pay alması değil pazarı genişletmesi gerekiyor. Ancak "en pahalı" ürünleri olmasına karşın Cisco ürünlerini müşterilere ileten entegratörler genellikle bu işin karşılığında çok az kar elde ediyorlar. Bunun anlamı Türkiye içinde üretilen katma değerin düşük olmasıdır. Bu bence ülkemiz için önemli bir problem. Ancak, bu tablodan kimin sorumlu olduğu konusu biraz karışık. Bu konudaki düşüncelerimi ise gelecek yazımda ele alacağım.
Bu konudaki düşüncelerinizi benimle paylaşabilirsiniz. Bunun için tolga@gunduz.com.tr adresine bir mesaj göndermeniz yeterli.
Tolga Gündüz / IPera Genel Müdürü
Bu makale BT Dünyası bilişim haberleri sitesinden alınmıştır.
Makalenin orjinaline ulaşmak için tıklayınız.
<< Tüm Makaleler
|
|